İngiltere’deki işsizlik rakamı 3 ay içinde 220.000 artarak 2.4 milyona ulaştı. Yetkililerin bugün açıkladığı rapor 1995’den beri en yüksek rakamları içeriyor.
Ulusal İstatistik Ofisi işsizlik oranının, işgücünün % 7.8’ini oluşturduğunu söyledi.
Çalışan sayısının 271 bine düştüğünü söyleyen rapor 1971’den bu yana yaptığı araştırmalardaki en yüksek düşüşün yaşandığını ifade ediyor. Ancak, bu yılki Şubat-Nisan arasında da benzer bir düşüş olmuştu.
Rapor, 25 yaşın altındaki işsizler 50.000’lik bir artışla 928.000 oldu. Genç insanlara yardım etmek için kurulan bir vakıf olan Prince’s Trust bu insanların yarısının işsizlik maaşı alamadıklarını buna rağmen ödenen toplam işsizlik maaşı hükümete 3.4 milyon sterlin’e mal oluyor.
Vakfın yöneticisi Martina Milburn “bu sarmalın başlangıcı, bunun devamında suç, evsizlik ve daha kötü şeyler gelecek. Gençleri sisteme sokarak bu kayıp potasiyeli kurtarabiliriz ve ekonomiye her yıl milyarlar kazandırabiliriz.” diyor.
Liberal Demokrat iş ve emeklilik sözcüsü Steve Webb: “Genç insanların yoğun desteğe ihtiyacı olduğunu. İş imkanlarının rekor düzeyde düştüğü böyle bir dönemde gençlerin okullarını ve üniversitelerini bırakmalarının ve kayıp kuşak haline gelmelerinin önüne geçilmeli.” diyor.
İşsizlik ödeneği talep eden insanların sayısı 25 bini bularak küçük bir yükselişe geçti. Böylece 1.58 milyon kişi bu ödeneği talep ediyor. Bu tespit 1997 Ekim’den beri işgücün %4.9’luk kısmına karşı gelen en yüksek değerdir.
Uzmanlar talep sahipleri sayısının işsizliğin gerçek durumunu gösterdiğinden şüphe ediyorlar çünkü pek çok işsiz işsizlik ödeneği talepinde bulunamıyor. Dün Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı işsizlikle ilgili bu ölçütteki uyuşmazlık hakkında bir soruşturma başlattıklarını duyurdu.
Sekreter Lord Mandelson bu sabahki açıklamasında işsizliğin ulaştığı noktayı “kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Birçok insanın işsiz olduğunu belirtmesine rağmen muhafazakarlar bu resesyon döneminde iktidarda olsaydı daha çok insanın işsiz kalacağında ısrar ediyor.
BBC’deki Radyo 4’de Bugün programında konuşan Mandelson “benim ve hükümetin bildiği bir şey var ki o da işsizliğin hiçbir sınırının kabul edilemez olduğudur” dedi.
“Mesele, hükümetin bu durumda ne yapacağı ve şayet hükümet müdahale etmezse işsizlik sınırının ne olacağıdır.”
Mandelson, hükümetin insanların işe dönmeleri için 5 milyar pound değerinde harcamada bulunduğunu ve muhafazakarlar devletin ekonomiye müdahale etmesinin istemediğini belirtiyor.
TUC genel sekreteri Brendan Barber: “bugünkü değerler bir toparlanmayı gösteriyor. Altı gençten biri işsizse, işsizliğin kriz boyutundayız zaten. Hükümet insanlar iş temin etmek zorunda aksi takdirde işsizler ordusundan oluşan bir nesli kaybedeceğiz.” diyor.
IHS Global Insight’ın Amerika ve İngiltere ekonomist şefi olan Howard Archer verileri korkunç olarak değerlendiriyor ve Uluslararası İşçi Sınıfı Organizasyonu’nun (ILO) işsizlik tarifinin işsizlik piyasasının son halinin doğru bir resmi olduğunu düşünüyor.
“Bilhassa yaz aylarında öğrenciler ileride iş bulamama korkusuyla okudukları okulları terkediyorlar ve böylece işsizlik gittikçe daha kötü bir hal alıyor” diyen Archer sözkonusu verilerin hak sahiplerin çıkarına uymadığını göstermediğini belirtti.
Yılın ilk aylarında % 34’lük işsizlik oranının Nisan-Haziran’da %28.6’ya düştüğünü gösteren veriler işsizlik yaşının da 16-17’ye düştüğünü söylüyor. %64.1’lik 18-24 yaş arası işsizlik değeri ise %59.8’e düştü.
(Guardian, August 12 2009, Unemployment jumps 220,000 to 2.4m)