Sorunlu tarih nedeniyle bozulan ilişkilerin düzeltilmesine dönük olarak Türkiye ve Ermenistan’ın yeni bir girişimde bulunması Brüksel ve Washington tarafından Salı günü yapılan açıklamalarda övgü aldı. Fakat yılbaşındaki uzlaşmayı boşa çıkaran komşu Azerbaycan, sürece yine gölge düşürüyor.
Türk ve Ermeni diplomatlar, iki ülke arasında ilk kez diplomatik ilişkilerin kurulmasına dönük yol haritasını Pazartesi günü parafe ettiler. İsviçre’nin arabuluculuğunda hazırlanan bildiride, iki hükümet, protokollerin onaya sunulmasından önce iki ülke meclislerinde görüş alışverişinin yapılması için altı haftalık süre tanıyor.
Protokollerin onaylanması durumunda, iki taraf, onayı müteakiben iki ay içerisinde sınırın açılmasını taahhüt ediyor. 1993 yılındaki olayları, Azerbaycan’da, etnik Ermenilerin çoğunluğu oluşturduğu Yukarı-Karabağ’ın Ermenistan tarafından işgali olarak gören Türkiye, buna tepki olarak Ermenistan sınırını kapatmıştı.
Protokollerde, iki tarafın ortak tarih komisyonu kuracağı taahhüt ediliyor. Komisyon, Osmanlı yönetimi altındaki Ermenilerin 1915’te uğradıkları katliamı da inceleyebilecek. Bazı tarihçiler, genellikle 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak görülen katliamda ölenlerin toplam sayısının 1,5 milyon kadar olabileceğini düşünüyor. Ermeniler, katliamın soykırım olarak kabul edilmesi amacıyla tüm dünya genelinde lobi faaliyeti yürütürken, ölümlerin savaş ortamından kaynaklandığını iddia eden Türkiye, olayların soykırım olarak kabul edilmesine şiddetle karşı çıkıyor.
Avrupa Birliği’nin Dışişleri Temsilcisi Javier Solana, sorunlu Kafkasya bölgesinde istikrarın sağlanmasına dönük “tarihi önemde bir süreç” olarak tanımladığı mühim girişime ilişkin Salı günü yaptığı açıklamada, bu girişimi memnuniyetle karşıladığını ifade etti. ABD Dışişleri Bakanlığı da anlaşmadan memnuniyet duyduğunu belirtip; sürecin, belirlenen programa uygun olarak yürütülmesi talebinde bulundu.
Geçen yıl yapılan seçimler öncesinde Ermeni soykırımını tanıyacağı sözünü veren ABD Başkanı Barak Obama, Nisan ayında Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, Türkiye ile Ermenistan arasındaki uzlaşma sürecini sıkıntıya sokmak istemediğini belirterek soykırımın tanınması konusunda geri adım atmıştı.
Pazartesi günü parafe edilen protokoller Nisan ayında taslak haline getirildi. Fakat daha Barak Obama’nin Türkiye ziyareti öncesinde, müttefik Türkiye’nin bir ihaneti olacağı iddiasıyla Ermenistan sınırının açılmasını kamuoyu önünde şiddetle yeren Azerbaycan, Türkiye’deki milliyetçi muhalefeti harekete geçirmişti. Ayrıca Azeri liderler, giderek artan petrol ve gaz tedarikini Türkiye üzerinden sağlamak yerine başka güzergahlar kullanma tehdidinde bulunmuştu ki; bu, AB’ye enerji sevkıyatında ana güzergâh olmayı hedefleyen Türkiye açısından, potansiyel anlamda çok büyük bir sorun. Bunun üzerine Türk yetkililer de, Obama’nın Türkiye’den ayrılmasının hemen ardından, önce Yukarı Karabağ ihtilafına bir çözüm bulunması gerektiğini belirterek Ermenistan’la anlaşma imzalamaktan vazgeçmişti.
Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Salı günü yaptığı açıklamada, iki ülkenin “uzun bir sürecin” başlangıcında olduğunu ifade etti. Davutoğlu, Türkiye’yi bölgesel bir oyuncu kılıp bölgedeki ekinliğini artırma ve AB’ye katılım sürecindeki sorunları ortadan kaldırmaya dönük, Türkiye’nin komşularıyla sorunlarını çözmeyi hedefleyen politikanın öncülüğünü yapıyor. Fakat Davutoğlu, konuya ilişkin yorumunda hem Azerbaycan’da hem de Türkiye’de, Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına olan şiddetli muhalefeti de yansıttı ki, bu muhalefet uzlaşma sürecinin uzamasına ya da sonuçsuz kalmasına yol açabilir.
Görüşmeleri yakından takip eden diplomatlar, protokollerin imzaya sunulmasından önceki altı haftalık sürenin, Serge Sarkisian’ın 14 Ekim’deki Dünya Kupası eleme maçının ikinci turuna katılmak üzere Türkiye’ye gerçekleştirmesi beklenen ziyaretle hemen hemen aynı zamana denk geldiğine dikkat çekiyor. Zaten Sarkisian da Wall Street Journal’a bu yılın başlarında verdiği mülakatta, ancak Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına ilişkin net bir gelişme olması durumunda maça izlemeye gelebileceğini belirtmişti.
İki ülke ilişkileri Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Dünya Kupası eleme maçının ilk turunu izlemek üzere Ermenistan’a gelmesiyle gelişmeye başlamıştı. Sarkisian’ın Türkiye’ye iade-i ziyarette bulunmaması ise diplomatik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını simgeleyebilir.
(Wall Street Journal, 1 Eylül 2009, Azerbaijan Casts Doubt On Turkey-Armenia Pact)