LONDRA- İngiltere Merkez Bankası çarşamba günü yaptığı açıklamayla, attığı son adımlarla dikkatini enflasyonu kontrol altına almaya yönelttiğine dair bir işaret olarak değerlendiren ekonomistlere uyarı niteliğinde olacak şekilde halen çırpınmaya devam eden ekonomiye daha fazla para süreceğini bildirdi.
Bankanın geçen haftaki bono alım programını 84 miyar dolar olarak öngördüğü artırma kararından 42 milyar dolara düşürme kararı programın etkisini azaltacağına dair söylentilere sebep olmuştu. Ancak merkez bankası çarşamba günü yaptığı açıklamada “daha fazla varlık alımının olup olmayacağı konusunda çok esnek olduğunu” bildirdi. İngiltere Merkez Bankası başkanı Mervyn King Londra’da habercilere verdiği demeçte Britanya’nın “yaralarını sarmaya yeni başladığına” ve kredi piyasasının göreceli olarak sıkı tutulması sonucu “bilânçoların ayarlanmasının uzun zaman alacağına” vurgu yaparken, toparlanma sürecinin uzun ve sıkıntılı olacağı konusunda uyardı.
Merkez Bankası, enflasyonun çok yüksek ihtimalle istikrarsız olacağını ve önümüzdeki birkaç ay boyunca petrol fiyatlarındaki artış ve hükümetin satış vergilerinde sağladığı indirim olanaklarının sona ermesiyle enflasyonun ciddi oranlara ulaşacağını belirtti. Diğer yandan, Merkez Bankası, faiz oranlarının rekor düşüklükteki %0,5’lik oranından yükselmeye başlaması halinde dahi, enflasyon oranlarının önümüzdeki üç yıl boyunca hedeflenen %2’lik oranın altında kalacağını öngördüğünü ifade etti. Enflasyon oranları Eylül ayında bir önceki aydaki %1,6’lık orandan %1,1’e düşse de Merkez Bankası 2012’de bu oranın %2’lik hedefi aşabileceği hususunda sinyallerin olduğunu söylüyor. Fathom Ekonomik Danışmanlık şirketi yöneticilerinden Danny Gabay “Merkez Bankası yetkililerinin enflasyon konusunda olmalarını düşündüklerinden daha inatçı çıktıklarını” ve “enflasyon oranlarının %2’yi aşması durumunda dahi faiz oranlarını artıracaklarına dair işaret bulunmadığını, göstergelerin öncelikle parasal genişlemenin önüne geçileceğinin sonrasındaysa faiz oranlarının artırılacağı yönünde olduğunu” söyledi.
İngiltere’nin eski maliye bakanlarından Kenneth Clarke Salı günü yaptığı bir açıklamada, toparlanma sürecinin bu denli yavaş geliştiği bir ortamda Merkez Bankası’nın önümüzdeki on iki ay boyunca faiz oranlarını artırmasını beklemediğini belirtmişti. Hane halklarının yükselen işsizlik karşısında harcamalarını keserek parayı ellerinde tutmayı tercih etmeleri sonucu harcamalarda düşme beklenirken Ekim ayındaki işsizlik oranlarının son 18 aya kıyasla en düşük seviyede kalması hükümet ve Merkez Bankası2nın ekonomiyi canlandırma çabalarının işe yaradığını gösteriyor.
Çarşamba günü İngiltere Merkez Bankası tarafından açıklanan rakamlar, 2011’e kadar ekonominin 2007 seviyesine getirilebileceği doğrultusunda. Merkez Bankası’nın varlık alımı, pounda baskı yapıp ihracata pozitif katkıda bulunması açısından ekonomiye dolaylı olarak katkıda bulunmakla beraber, poundun alım gücünün düşük olması enflasyonun artmasına neden oluyor. Pound, Çarşamba günü King’in ekonomiyi değerlendirmesinin ardından diğer birçok para birimi karşısında değer kaybederken; King, “sterlindeki değer kaybı ekonomideki toparlanma sürecine pozitif katkıda bulunacaktır” yorumunda bulunmuştu.
(NYTimes, 12 Kasım 2009, Bank of England May Continue Economic Policy)