Dev bankaların “hızlı getiriler ve büyük kar payları uğruna pervasızca büyük riskler” alması neticesinde ekonominin düşüş yaşadığını dile getiren Başkan Obama, Perşembe günü büyük finansal kurumların kapsamını ve boyutlarını sınırlandırmayı amaçlayan bir yasa tasarısı sundu.
Obama tarafından, tasarıyı destekleyen eski FED Başkanı Paul A. Volcker’a ithafen Volcker Kanunu olarak adlandırılan kanun çerçevesinde, banka sahibi şirketlerin hedge fon veya girişim sermayesi sahibi, yatırımcısı veya finansörü olması ve şahsi finans işlemlerine (proprietary trading) girmeleri yasaklanıyor.
Buna ek olarak, Obama büyük firmalara ait borçların piyasa oranında yaşanan artışı önlemek amacıyla bir takım engeller getirerek finans sektöründe konsolidasyona sınır getirmeye çalışacak. 1994 yılında yürürlüğe konulan mevcut üst sınır herhangi bir bankanın tutabileceği sigortalı mevduat oranına yüzde 10’luk bir limit getiriyor. Yetkililer, mevduatların yanı sıra borçların dahil edilmesiyle birlikte bu sınırın genişletileceğini bildiriyorlar.
Her iki değişiklik için Kongre’nin yasal onayına ihtiyaç var ancak Cumhuriyetçi liderler ve bankacılık sektörü Perşembe günü bu konuya ilişkin tasarılara karşı çıkacaklarının sinyallerini verdiler. Beyaz Saray Diplomatik Resepsiyon Odasında konuşan Obama bu tip bir karşı duruşu beklediğini söyledi ve “bankacılık sektörü adına faaliyet yapan bir lobi ordusunun” düzenleme reformuna karşı çıkmak için başkente akın ettiğini belirtti. “Eğer bu adamlar kavga istiyorlarsa ben kavgaya hazırım,” şeklinde konuştu.
Başkan Obama yaptığı açıklamada, dinleyiciler arasında yer almak için Washington’a gelen Volcker tarafından desteklenen bir yaklaşıma ağırlık verdi. Söz konusu yaklaşım çerçevesindeVolcker’ın ana hedefi ticari bankacılık sektöründe mevduat toplayan ticaret bankalarının, aralarında mortgage tahvillerinin de bulunduğu finans tahvillerinde şahsi işlemler (proprietary trading) gerçekleştirmelerini yasaklamak. Zira bu tahvillerin işleminde karşılaşılan büyük kayıplar 2008 yılında patlak veren kredi krizi ve onun neticesinde gerçekleştirilen kurtarma operasyonlarına neden olmuştu.
Perşembe günü gerçekleştirilen açıklama esnasında Volcker, Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu eski başkanı William H. Donaldson, Konut Finans Hizmetleri Komisyonu Başkanı Barney Frank ve Senato Bankacılık Komisyonu Başkanı Christopher J. Dodd Obama’nın yanında hazır bulundular.
Obama’nın tekliflerine yönelik asıl engelin Cumhuriyetçi senatörlerden gelmesi bekleniyor. Beyaz Saray’daki açıklama öncesinde bile Kentucky eyaletinden Senato azınlık grup başkanı Mictch McConne, Alabama Senatörü Richard C. Shelby’nin önderlik ettiği bir grup Cumhuriyetçiyle Senato Bankacılık Komisyonunda bir toplantı düzenlemişti. Ancak diğer Cumhuriyetçiler Perşembe günü Obama’nın açıkladığı teklife tepkilerini dile getirmediler. Cumhuriyetçilerin bu tavrı, kurtarılan bankaların savunucuları olarak anılmak istemediklerini gösteriyor. Konut Finansman Hizmetleri Komisyonu’ndaki en kıdemli Cumhuriyetçi Alabama Senatörü Spencer Bachus geçtiğimiz Temmuz ayında partisinin “kurtarmaları sona erdirmek, hükümetin kazananları ve kaybedenleri seçmesine son verecek ve piyasa disiplini yeniden oluşturmak” amacında olan bir plan ileri sürdüğünü ifade etti. Bachus’a göre, bu plan “sürekli hükümet müdahaleleri ve değişen politikaların yarattığı belirsizlikleri” ortadan kaldırmayı hedefliyordu.
Salı günü, Massachusetts Senatörü Edward M. Kennedy’nin hayatını kaybetmesiyle boşalan sandalyeyi Cumhuriyetçilerin ele geçirmesinin etkisini hala yaşayan başkan, bankaların krizi doğuran etmen oldukları ve milyarlarca dolarlık hükümet yardımını zorunlu kıldıkları yönünde Perşembe günü yaptığı eleştiriyle popülist bir tutum sergiledi.
Başkan, vergi mükellefleri, “krizi yaratan finansal kuruluşları kurtarmak zorunda bırakıldı” açıklamasında bulundu. Obama, Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı kapsamında 2008 yılında gerçekleştirilen banka kurtarma operasyonlarıyla ilgili olarak “Önceki yönetim tarafından gerçekleştirilen kurtarma son derece çirkin bir olaydı, fakat bunun yapılması gerekiyordu.” ifadelerine yer verirken, “Bir daha asla Amerikan vergi mükelleflerinin batmayacak kadar büyük bir banka tarafından rehin tutulmayacağı” taahhüdünde bulundu.
Başkan konuşmasında, mevcut kurallar altında bankaların, karmaşık finansal manevralarla “borçlarını gizledikleri”, “spekülatif yatırımlar” gerçekleştirdikleri ve “tüm sistem için tehdit oluşturabilecek boyutta büyük riskler” aldıklarına yer verdi.
Söz konusu tasarının muhtemel etkileri konusunda endişelenen yatırımcılar, Perşembe günü Goldman Sachs’ın rekor düzeyde kar ettiğini açıklamasına rağmen, Wall Street’deki banka hisselerini düşürme kararı aldılar. Sabah seansında Morgan Stanley yüzde 5,45 değer kaybederek 28,93 dolara; JP Morgan Chase yüzde 5,2 lik düşüş yaşayarak 41,16 dolara; Bank of Amerika yüzde 5,52 değer kaybederek 15,58 dolara; Goldman Sachs yüzde 4,6 değer kaybederek 160,19 dolara ve Citigroup da yüzde 3,8 oranında değer kaybederek 3,32 dolara geriledi.
Büyük bir işlem eksiği yaşayan bireysel bankacılık devi Wells Fargo da yüzde 1,5 değer kaybıyla 27,41 dolara geriledi.
Hükümet yetkilileri, tasarının başkanın düşen reytingine karşı bir reaksiyon olmakla beraber Goldman Sachs ve JPMorgan Chase gibi devlerin ilan ettiği büyük kazançlara karşı duyulan öfke olduğunu dile getiren açıklamaları önemsemediler. Yetkililer, geçtiğimiz yıl Şubat ayında Obama tarafından organize edilen Ekonomik Kurtarma Danışma Kurulu panelinde bu tekliflerin ortaya atıldığını ve geçtiğimiz yaz aylarından bu yana hazırlandığını dile getirdiler.
Volcker’in başkanlık ettiği ve Obama’nın 2008 yılındaki kampanyası esnasında ekonomik danışmanı olan Austan Goolsbee’nin baş ekonomisti olduğu bu kurul yeni kısıtlamaların savunucusu olarak ortaya çıktı ve aralarında Hazine Bakanı Timothy F. Geithner ve Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Lawrence H. Summers’ın da bulunduğu önemli hükümet yetkililerini ikna etmek için çalıştı. Geçtiğimiz ay yapılan oylamada 223’e karşı 202 oyla kabul edilen teklifler bir reform paketi olmaktan daha öteye gidiyor. Bu revizyon neticesinde, bazı gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, büyük bankaların ve Wall Street’deki firmaların daha güçlü sermaye önlemi almalarının zorunlu kılınması ve bazı türevlere ilişki düzenlemeler getirilmesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra, finans kurumlarının acil durum fonuna 150 milyar dolar yatırmalarının zorunlu bir hale getirilmesi ve bu fonun, dev şirketlerin devralınmasında ve lağvedilmesinde kullanılması planlanıyor. Yine bu revizyon çerçevesinde, kredi kartları ve mortgage gibi ürünleri düzenlemek üzere Tüketici Finansal Koruma Ajansı kurulması gündemde.
Banka yöneticileri teklife karşı savunmasız bir şekilde yakayı ele vermişler gibi görünüyorlar ve hala teklifin etkilerini sindirmeye çalışıyorlar. Salı günü, Financial Services Roundtable kurumu kırktan fazla büyük finans kurumunun icra başkanlarıyla Hazine Bakanı Geithner’i bir araya getirecek bir kapalı forum düzenleyecek.
İcra başkanları her çeşit zorlu sorularla baş başa kaldı: Yönetim riskli faaliyetleri nasıl tanımlandıracak? Bankanın kendisi için işlem yapmasıyla müşterileri adına işlem yapması arasındaki sınırı nasıl tespit edecek? Teklif edilen değişiklikler tam olarak nasıl yürürlüğe konacak? Bankacılık sektöründeki bazı şirketler bu teklife karşı lobi güçlerini harekete geçirdi. Düzinelerce büyük kredi ve sigorta şirketini temsil eden Financial Services Roundtable lobisinin başında bulunan Scott E. Talbott “Bu değişiklik likiditeyi azaltacak ve riski arttıracak, dolayısıyla bu değişikliklerin altında yatan hedeflerin tam tersi gerçekleşecek.” açıklamasında bulundu. Başında bulunduğu komisyon vasıtasıyla, alınan tedbirlere kılavuzluk etmekten sorumlu olması planlanan Dodd ise temkinli bir yaklaşım benimserken, “Fahiş risklerin olumsuz sonuçlarından kaynaklanan maliyetin” vergi mükellefleri tarafından finanse edilmemesi konusunda Obama ile aynı görüşte olduğunu söyledi ve sözlerini, “Bu tip riskleri almayı tercih eden şirketler, kendi kaynakları çerçevesinde bunu yapmalılar, ekonomimizin istikrarını sarsarak değil.” şeklinde sürdürdü.
(The New York Times, 22 Ocak 2010, Obama Moves to Limit “Reckless Risks” of Big Banks)
* The New York Times'tan yaptığımız çeviri daha sonra güncellenmiştir.