Manuel Zelaya’nın Honduras Başkanlık görevi 27 Ocak’ta resmi olarak son buldu. 2005 yılı Kasım ayında seçilen ve 28 haziran 2009’daki bir askeri darbeyle devrilip sürgüne gönderilen Zelaya, gizlice ülkesine döndüğü 21 Eylül’den bu yana Tegucigalpa’da bulunan Brezilya Büyükelçiliği’nde münzevi bir hayat yaşamaktaydı.
Roberto Micheletti darbeci rejimi tarafından oluşturulan gayrimuşru hükümetin gayrimeşru bir şekilde 29 Kasım’da gerçekleştirmiş olduğu gizli oylamayla seçilen muhafazakar Porfirio Lobo göreve başladı. Pek az sayıda Devlet Başkanı yeni devlet başkanının yemin töreninde hazır bulundu. Törende sadece Panama Devlet Başkanı Ricardo Martinelli ve Tayvan Devlet Başkanı Ma Ying-Jeou yer alıyordu. Peru, Japonya ve Malta bir temsilciler heyeti gönderdi. Buna rağmen Kolombiya ve Amerika Birleşik Devletleri yüksek dereceden temsilciler gönderdiler : Kolombiya Devlet Başkan Vekili Francisco Santos ve Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Latin Amerika Temsilcisi Arutro Valenzuela.
Dominik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Leonel Fernandez ise daha çok, Lobo tarafından onaylanmış bir geçiş belgesi sayesinde Dominik Cumhuriyeti’ne geçmesine izin verilen Manuel Zelaya’yı götürmek için orada bulunmaktaydı.
Porfirio Lobo göreve gelmeden önce, askeri darbeden sonra kesilen ve Latin Amerika’nın fakir ülkeleri arasında bulunan bir ülke için hayati önem taşıyan mali yardımları kesmeyeceği konusunda Washington’dan teminat almıştı. Lobo, Venezuela’da Hugo Chavez etrafında yapılandırılmış antiemperyalist bir bölgesel cephe olan Latin Amerika için Bolivarcı Alternatif(ALBA) üyesi Nikaragua dışında Orta Amerika komşularının ve Meksika’nın da desteğine güveniyor.
Lobo iş başına gelir gelmez, darbenin tüm siyasi aktörlerine genel af çıkarılmasını hedefleyen darbe yanlısı sağcı bir zihniyeti yansıtan kararların altına imzasını attı ve söz konusu kararlar 25 Ocak’ta Millet Meclisi tarafından onaylandı. Aynı esnada, ‘demokrasiyi korumak’ için harekete geçtiklerini dile getiren Honduras Yüksek Mahkemesi Başkanı Jorge Rivera, Başkan Zelaya’nın 28 haziranda tutuklatıp sürgüne gönderdiği beş ordu komutanı hakkında henüz ‘belirlenmiş bir yer olmadığını’ kaydetti. 14 Ocak’ta Millet Meclisi tarafından ‘ebedi vekil’ olarak göreve getirilmiş gibi görünen fiili Devlet Başkanı Micheletti’nin durumuna ilişkin Honduras anayasasında bir hüküm bulunmaması kendisine daimi bir dokunulmazlık sağlamış oldu. Aynı Millet Meclisi iki gün önce ülkenin ALBA üyeliğinden ayrılmasına karar verdi.
Böylece düğüme bir ilmek daha atılmış oldu ve darbe ‘aklandı’. Dünyaların en iyisinde her şey daha iyi için olurdu eğer…
Santo Domingo’ya gidişi öncesinde Zelaya, Tegucigalpa Havaalanı’nda destekçilerinin tezahüratlarıyla uğurlandı. Darbe Karşıtı Ulusal Direniş Cephesi (FNRP) ise ‘oligarşiyle dayatılan diktatörlüğün devamı’ olduğu gerekçesiyle yeni hükümeti tanımadıklarını bir kere daha yineledi.
(Le Monde Diplomatique, 29 Ocak 2010, Epilogue (provisoire) au Honduras)